19 ŞUBAT 2010 / BASIN AÇIKLAMASI
| Saat |
: 15.30 |
| Yer |
: İMO Antalya Şube Toplantı Salonu |
| Konu |
: Antalya Kenti İçme Suyu Temini Projelerinin Değerlendirilmesi |

Antalya kenti içme suyu temini 90’lı yıllara kadar yaklaşık 2,2 m3/sn ‘lik yeraltı suyu kuyu kaynaklarından sağlandı. Zamanla kent yerleşimi içinde kalan bu kaynakların (Hurma, Arapsuyu 1 ve 2, Mağara, İskele, İncik Pınarları, Kalabatlı, Meydan Topçular) hızla kirlenmesi nedeniyle 1990 yılından itibaren DSİ, Antalya Büyükşehir Belediyesi müşterek çalışmasıyla Duraliler kaynakları ve Boğaçay kaynaklarından yeni temiz içme suyu temin edilerek günümüze kadarki ihtiyaç sağlandı. (yaklaşık 4 m3/sn)
Hali hazır durumuyla yaklaşık bu 4 m3/sn’lik içme suyunun Antalya kentine yetmeyeceği aşikârdır.
Antalya’da uzun vadede içme suyu ihtiyacının karşılanması için DSİ tarafından Aksu üzerindeki Karacaören II barajından 90’lı yıllarda içme suyu temin edilmesi planlaması gerçekleştirilmiştir. Daha sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından mevcut bu projeye rağmen 1994 – 2006 – 2009 yıllarında Aksu Çayı ile Manavgat Çayından içme suyu getirmek için mukayese çalışmaları yapılmıştır. Ancak ortaya somut bir sonuç çıkmamıştır. Mevcut kullandığımız yeraltı suları Antalya’nın arazi yapısı nedeniyle kirlenmeye açıktır. Bu bakımdan yerüstü suyundan Antalya’nın uzun vadeli içme suyu temin etmesi büyük önem arz etmektedir.
Yeraltı suları tercih edilen kaynaklar olmakla birlikte, beslenme havzasının genişliği nedeniyle korunması zor kaynaklardır ve rezervuardan fazla su çekilmesi durumunda seviye düşmesi, kirlenme vb. sorunlarla karşılaşılmaktadır. Sürekli gelişerek büyüyen bir kent olan Antalya’nın su gereksinimlerinin yüzeysel kaynaklardan karşılanması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Su temini; bu kapsamda ele alındığında Manavgat Çayı ve Aksu Çayı havzaları iki ayrı seçenek oluşturmaktadır.
MANAVGAT ÇAYI
Manavgat Çayı; su kalitesi, akım düzenliliği ve yıllık ortalama 3 milyar m3 akımı bakımından ele alındığında optimal düzeyde bir su kaynağıdır. Üst havza, arazi yapısı sayesinde doğal olarak korunmaktadır ve kirletici etkenler azdır. Manavgat Çayı üzerinde sulama ve enerji üretimi amaçlı olarak inşa edilmiş Oymapınar ve Manavgat barajları bulunmaktadır. Bu barajlar içme suyu temini amacıyla inşa edilmemiş olduklarından sistem üzerinde kurulu bir su alma yapısı yoktur. Oymapınar Barajından alınan suyun Antalya’ya yaklaşık 90 km’lik bir isale hattı ile getirilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra 2008 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararı ile ASAT’ın Oymapınar barajından içme suyu alabilmesi için DSİ ile bir protokol yapılmıştır. Proje bütün olarak ele alındığında yapılması gereken yatırım yaklaşık 1,5 milyar TL’dir. Manavgat Çayı su temini projesi bu unsurlar ile ele alındığında kısa ve orta vadede yapılabilir bir proje olarak görülmemektedir. Ancak projenin geleceğe yönelik alternatif bir kaynak olarak değerlendirilmesi ve 2050 yılından sonraki su gereksinimine yönelik uzun vadeli planlamada ele alınabilir.
AKSU ÇAYI
Aksu Çayı üzerinde; su temini, enerji üretimi, sulama ve taşkın koruma amaçlarıyla inşa edilmiş Karacaören I ve II barajları bulunmaktadır. Bu Barajlar yıllık ortalama akımı 945 Milyon m3 olan Aksu Çayını rezervuarlarında toplamaktadır. Karacaören II Barajının cebri boru çıkışına su temini yapılabilmesi için bir su alma vanası bırakılmıştır. Bu durum ilave bir tünel vb. yapı inşa etmeden barajdan su alınmasını sağlamaktadır. Su alma yapısının Antalya’ya uzaklığı yaklaşık 40km’dir. Bu kapsamda Karacaören II Barajından su temini projesinin yaklaşık 300 milyon TL’ye malolması öngörülmektedir. Aksu Çayı; üst havzadaki Eğirdir ve Kovada göllerinin çıkış sularından doğmakta ve rezervuara doğru Isparta ve Ağlasun Çayları ile beslenmektedir. Havza kirletici etkilere açıktır.
Havzanın yatırım kapsamına alınmasıyla beraber Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği hükümleri devreye girecek ve havzadaki kirletici etkilerin ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılacaktır. Bu süreçte yapılacak havza koruma planlaması ile Isparta atıksu arıtma tesisi deşarjları, endüstriyel kirleticiler, tarımsal kirlenme vb. etkilere yönelik önlemler alınacak ve gerekli uygulamalar yapılacaktır. Bu çalışmaların yapılması ve havzanın koruma altına alınması durumunda Karacaören II Barajından su temini projesi önümüzdeki yıllarda gereksinimleri sağlayacak yapılabilir bir projedir.
Açıklamalar doğrultusunda 2050 yılına kadar olan süreçte Karacaören II Barajından su temininin yapılması ve 2050’den sonraki ihtiyaçların planlanacağı uzun vadeli çalışma sürecinde Manavgat Çayı Su temin Projesinin alternatif bir kaynak olarak planlanması en doğru yaklaşım olarak görülmektedir.
TMMOB
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ
12. DÖNEM YÖNETİM KURULU
Cem OĞUZ-Rıza ARSLANBAY-Onur GÜNAYDIN-Özgür ATA-Haluk SELÇUK-Fatih İNCİR-Durmuş NAR
Hakan ŞAKLAR-Osman TABAK-Gözde ŞANLILAR-Tuğba BİLDİRİCİ-Adil ÖZEN-Birkan ÇAKIR-M.Çağlar EKİNCİ
|